ANNEM DUA EDERDİ..
Kopuz, yaptığı açıklamada, futbola bir köy takımında başladığını, sonrasında Çaykur Rizespor'un alt
yapı seçmelerini
kazanıp bu takımın yeşil mavili formasını giyerek kariyerini sırasıyla Ofspor, Zonguldakspor, Pazarspor, Kocaelispor ve Altay'da sürdürdüğünü
anlattı.
Kopuz, Çaykur Rizespor formasını giyerken haftanın altı
günü 4.5
kilometre yürüyerek antrenmanlara gidip geldiğini belirtti ve geçen sezon Altay'da zor
günler yaşadığını kaydetti.
Kulüp yönetiminin inisiyatifi dışında gelişen olaylar nedeniyle
maçlara çıkmama kararı aldığını, o
dönem kendisini isteyen Çaykur Rizespor'la anlaşamadığı için Samsunspor'a geldiğini dile getiren Kopuz, ''Şu an resmi bir anlaşmam yok, para
konuşmadık. (Gel) dediler ve (Geleceğim) dediğim için geldim. Benim açımdan verilmiş söz, senetten daha değerlidir ve sözlerimi tutarım. Bu ay sonunda Samsunspor'un kongresi var. Kongre sonrasında her şey netleşecek'' dedi.
Kopuz, kariyerini her
zaman paradan değerli gördüğünü belirterek, şunları söyledi:
''Benim için paradan daha değerli durumlar vardır. Ayrıldığım takımdan sorunlu ayrılmak, arkamdan konuşturmak istemem. Geri döndüğümde samimi bir gülümseme ile karşılanmak isterim. O yüzden para her
zaman ön planda olmamalı. Çok para alıp arkamdan konuşturacağıma az paraya
oynarım ama hakkımda iyi konuşulsun isterim.
Bazı yöneticiler deyim yerindeyse uyanık davranıyor.
Peşinatları veriyorlar,
maç başı ücretleri ödemiyorlar, primleri kısıyorlar. Sadece
peşinatla sezonu geçirmeye çalışıyorlar. Türk futbolundaki yanlış burada. Az versinler ama
temiz versinler.
Futbolcu,
taraftara ve paraya gider.
Futbolcu, parasını kopartabileceği yerleri
tercih etmeye çalışıyor. Ben uçuk tekliflerden yana değilim. Sezonda anlaştığınız parayı alabiliyorsanız bu en güzelidir.''
-SÜPER LİG İLE 1. LİG ARASINDAKİ FARKLAR-
Süper
Lig ile Bank Asya 1.
Lig arasında
kalite
farkı bulunduğunu anlatan Kopuz, Süper
Lig'de
skoru değiştirebilecek çok fazla
oyuncu olduğunu, ancak bunu 1.
Lig için söyleyemeyeceğini bildirdi.
-TÜRKİYE LİGLERİNDEKİ YERLİ KALECİLER-
Kopuz, takım içerisindeki dostluğun Süper
Lig'e oranla 1.
Lig'de daha ön planda olduğunu ve Türkiye'de
yetişen yerli kalecilere yabancılara oranla daha az
şans verildiğini savundu.
Türk
kalecilere güvenilse daha iyi işler yapabileceklerini belirten Kopuz, şöyle konuştu:
''
Kaleye geçtiğimde 20 yaşındaydım. O
zamanki hocamız Rasim Kara idi, ben de üçüncü
kaleciydim. 4 hafta içinde
kaleye beni aldı ve bu bir cesaret işiydi. Kötü
oynasaydım önce kendimi, sonra hocamı yakacaktım ama yeteneğimi gösterdim, hocam da cesaretinde haklı olduğunu ispatladı. İşin ilginç yanı o
dönemki başkanımız adımı dahi bilmiyordu. O derece ilgisizlik vardı yani. Bizde yabancı hayranlığı çok fazla, hatta hayranlıktan da öte. Bundan 5 yıl öncesine kadar yönetici
futbolcuyu 1.5 milyon liraya
transfer ederdi, lakin
futbolcunun cebine 500 bin lira girerdi. 1.
Lig'de sözde limitler var, menajerlere para verilmeyecek gibi ama bunu deliyorlar ve bu
sistem
futbolcuya vurulan bir darbedir.''
-ANNEM DUA EDERDİ-
Kopuz,
futbolculuk
yaşamı süresince şimdiye kadar birkaç unutamadığı
maç olduğunu, ancak Kocaelispor'da
oynarken
Galatasaray'a karşı Ali Sami Yen Stadı'nda 5-2
kazandıkları karşılaşmanın hayatında ayrı bir yeri olduğunu söyledi.
Annesinin
Galatasaray taraftarı olduğunu ve hep kendisine ''Allah sana Ali Sami Yen'de futbol
oynamayı nasip etsin'' diye dua ettiğini dile getiren Kopuz, ''Allah bana orada
tarih yazmayı nasip etti'' dedi.
Vücudunun direnci elverdiği ölçüde aktif futbola devam etmek istediğini
anlatan Kopuz, şunları kaydetti:
''Faal futbolu bıraktıktan sonra altyapıda görev almak gibi isteğim var. Çalışmalarımdan arta kalan kısımda alt
yapıdaki kardeşlerimizle idmana çıkarım ki, onlar şevklensin diye.
Kaleciliğin yüzde 50'si görsellikten ibarettir. Onlara bir şeyler göstermeye çalışıyorum. Ağabeylerimden gördüklerimi
uygulamaya çalıştım. Dolayısıyla onların ağabeyi konumunda yer alarak en azından küçük bir
hareketi benden kapmalarını sağlamaya çalışıyorum.''
27.07.2010